Menü
← Tüm derslerTürk Dili ve Edebiyatı · Senaryo 1PDF indir
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
9. SINIF
YAZILIYA HAZIRLIK1. DÖNEM - 1. ORTAK YAZILI · SENARYO 1
TYMM
2026-2027
9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF9. SINIF
Hazırlayan: Murat AltunBu sorular Claude tarafından hazırlanmıştır.
1.

Aşağıdaki metinleri okuyunuz ve soruları metinlerden hareketle cevaplayınız.

I. METİN

Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz

Yunus Emre

ola: olur ki · ağulu: zehirli · aş: yemek

II. METİN

İletişim, duygu, düşünce ve bilgilerin bir kişiden ya da kaynaktan başkalarına aktarılmasıdır. Sözlü iletişimde kelime seçimi, ses tonu ve beden dili, iletinin karşı tarafça nasıl algılanacağını belirler. Aynı içerikteki bir ileti kırıcı kelimelerle aktarıldığında dinleyicide savunma ya da öfke tepkisi oluşturabilir; açık, saygılı ve nazik bir dille aktarıldığında ise anlaşmayı kolaylaştırır. Bu nedenle etkili iletişim kurmak isteyen kişinin konuşmadan önce ne söyleyeceğini ve bunu nasıl söyleyeceğini düşünmesi gerekir.

(Bu metin soru için hazırlanmıştır.)

1.1. I. ve II. metni yazılış amacı ve dış dünyadaki gerçekliği aktarma biçimi bakımından karşılaştırarak tabloyu doldurunuz. (8 puan)

Ölçüt I. Metin II. Metin
Yazılış amacı …………………… ……………………
Dış dünyadaki gerçekliği aktarma biçimi …………………… ……………………

1.2. I. metindeki “Söz ola ağulu aşı / Yağ ile bal ede bir söz” dizelerinde “ağulu aş” ve “yağ ile bal” sözlerinin kazandığı anlamları açıklayınız. Bu sözlerin dizelerdeki kullanımının günlük dildeki kullanımlarından farkını belirtiniz. (6 puan)

1.3. I. metinde ahenk oluşturan bir söz tekrarına ve bir ses tekrarına örnek veriniz. Bu tekrarların dörtlüğün anlamına katkısını açıklayınız. (6 puan)

2.

Aşağıdaki şiiri okuyunuz ve soruları şiirden hareketle cevaplayınız.

BIRAK BENİ HAYKIRAYIM

Ben en hakîr bir insanı kardeş sayan bir rûhum;
Bende esîr yaratmayan bir Tanrı’ya îman var;
Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar;

Mazlumların intikamı olmak için doğmuşum.
Volkan söner, lâkin benim alevlerim eksilmez;
Bora geçer, lâkin benim köpüklerim kesilmez.

Bırak beni haykırayım, susarsam sen mâtem et;
Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet,
Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir;
(…)

Mehmet Emin Yurdakul

hakîr: aşağı görülen, değersiz · mazlum: zulüm görmüş, haksızlığa uğramış · bora: genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr

2.1. Şiirdeki altı çizili kelimelerin sözlük anlamlarından bazıları aşağıda verilmiştir. Dizelerin bağlamından hareketle bu kelimelerin şiirde hangi anlamda kullanıldığını belirleyiniz ve anlamın numarasını tablonun son sütununa yazınız. (8 puan)

Kelime Sözlük anlamları Şiirdeki anlamı
kardeş 1. Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı; karındaş.
2. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü.
3. (mecaz) Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
………
yaralamak 1. Silah, bıçak vb. bir araçla veya vurarak yara açmak.
2. (mecaz) Kırmak.
………
sönmek 1. Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak.
2. Yanardağ etkinliğini yitirmek.
3. (mecaz) Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek.
………
kesilmek 1. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak.
2. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek.
3. Sona ermek.
………

2.2. Şiire hâkim olan duyguyu yazınız. (4 puan)

2.3. Şiirin “Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet, / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir;” dizelerinde kullanılan edebî sanatın adını, bu sanatta benzeyen ve benzetilen ögeleri ve sanatın dizelere kattığı anlamı aşağıdaki tabloya yazınız. (8 puan)

Edebî sanatın adı Benzeyen ve benzetilen Edebî sanatın dizelere kattığı anlam
…………………… …………………… …………………………………………
3.

Aşağıdaki şiiri okuyunuz ve soruları şiirden hareketle cevaplayınız.

SAN’AT

(…)

Sen kubbesinde ince bir mozayik arar da
Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini,
Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini...

Sen raksına dalarken için titrer derinden
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin,
Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.

Fırtınayı andıran orkestra sesleri
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
Bizde geçer en hazin bir mûsikî yerine!

(…)

Başka san’at bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!

Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları

raks: dans · sülüs: Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı · zeybek: Batı Anadolu efesi

3.1. Şiirde farklı sanat dallarına ait ürünlerden söz edilmiştir. Aşağıdaki tabloda boş bırakılan yerleri doldurunuz. (10 puan)

Şiirdeki ifade Sanat dalı Güzel sanatların hangi sınıfına ait olduğu Kullandığı malzeme
“bir sülüs yazı” …………… Plastik (görsel) sanatlar ……………
“Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin” raksı Bale …………… ……………
“orkestra sesleri” …………… …………… Ses, çalgı (enstrüman)
“kırk asırlık bir mabedin” …………… …………… ……………
“Yazılmamış bir destan” Edebiyat …………… Dil

3.2. Şair; hat yazısını, baleyi, halk oyununu ve orkestrayı yalnızca kelimelerle okurun zihninde canlandırmıştır. Bu durumdan hareketle edebiyatı diğer güzel sanat dallarından ayıran yönü açıklayınız. (5 puan)

3.3. Şiirin son dörtlüğündeki “biz bu yolda türküler tuttururken” ifadesinden hareketle edebiyat ile müzik arasındaki ilişkiyi açıklayınız. (5 puan)

4.

Aşağıdaki denemeyi okuyunuz ve soruları denemeden hareketle cevaplayınız.

MEKTUP ÜZERİNE

Bugün pek çok kişi mektubun artık tarihe karıştığını, bir tuşa dokununca saniyeler içinde ulaşan iletilerin onu gereksiz kıldığını söylüyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Mektup, uzaktaki birine duygu ve düşüncelerimizi özenle seçilmiş kelimelerle ileten bir yazıdır; onu değerli kılan da hızı değil bu özendir.

Anlık iletiler çoğu zaman aklımıza ilk gelenleri yazdığımız kısa sözlerdir. Mektup yazarken ise insan kâğıdın başına oturur, kelimelerini tartar, cümlelerini birkaç kez düşünür. İletiler bir anda okunup unutulurken mektuplar zarflarıyla, el yazılarıyla yıllarca saklanır. Babaannemin sandığında dedemin askerdeyken gönderdiği mektuplar hâlâ durur. Babaannem onları her okuyuşunda o günlerin hasretini ve sevincini yeniden yaşar.

Mektubu beklemek de ayrı bir güzelliktir. Hızlı iletişim sabrımızı azalttı; cevabı biraz gecikene hemen kırılır olduk. Oysa mektup, toprağa düşen bir tohum gibidir; filizlenmesi için zaman ister ama verdiği meyve kalıcıdır.

Elbette acil bir haberi mektupla iletmeyi kimse önermez. Ancak sevdiklerimize söyleyeceğimiz önemli sözleri aceleye getirmeden, mektubun sabırlı diliyle yazmalıyız. Belki de kelimelerin değerini yeniden anlamanın yolu, yeniden mektup yazmaktan geçer.

(Bu metin soru için hazırlanmıştır.)

4.1. Mektup Üzerine adlı denemenin konusunu, ana fikrini ve yazılış amacını yazınız. (9 puan)

Konusu Ana fikri Yazılış amacı
…………………… …………………… ……………………

4.2. Denemede kullanılan anlatım biçimini yazınız. Bu anlatım biçiminin kullanıldığını metinden bir örnekle gerekçelendiriniz. (5 puan)

4.3. Aşağıdaki tabloda verilen düşünceyi geliştirme yollarına denemeden birer örnek cümle yazınız. (6 puan)

Tanımlama Örnekleme Benzetme
…………………… …………………… ……………………
5.

Aşağıda Ömer Bedrettin Uşaklı’nın Yaylâ Dumanı adlı şiirinden bir dörtlük verilmiştir.

Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
Yer ve gök bu akşam yaylâ dumanı!
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
Beyaz kar, yeşil çam yaylâ dumanı!

Ömer Bedrettin Uşaklı, Yaylâ Dumanı

5.1. Bir öğrenci bu dörtlükten hareketle aşağıdaki betimleme paragrafını yazmıştır. Paragraftaki iki yazım ve iki noktalama yanlışını bulunuz. Doğru yazılışlarını ve uyulmayan kuralı tabloya yazınız. (8 puan)

Akşamüstü yaylanın üzerine gümüş renginde bir duman çöktü. Sürüler, çimenler ve sarı çiçekler yavaş yavaş bu dumanın içinde kayboldu. Uzak zirvelerde ki beyaz kar ile yamaçlardaki yeşil çamlar sanki ince bir tülün ardında kalmıştı. Çobanın kaval sesi bile dumanın içinde boğuk boğuk duyuluyordu. Ömer Bedrettin Uşaklının dizelerinde anlattığı bu manzarayı hiç bir ressam tam olarak çizemezdi. Böyle bir akşamı kim unutabilir.

Yanlış kullanım Doğru kullanım Uyulmayan kural
…………………… …………………… ……………………
…………………… …………………… ……………………
…………………… …………………… ……………………
…………………… …………………… ……………………

5.2. Siz de dörtlükteki tabloyu betimleyen en az beş cümlelik bir paragraf yazınız. Paragrafınızı yazarken aşağıdaki yönergeye uyunuz. (12 puan)

  • Dörtlükteki varlıklardan (duman, sürüler, çimenler, sarı çiçekler, kar, çam) en az üçünü betimleyiniz.
  • Eş görevli sözcükleri sıraladığınız bir cümle kurunuz.
  • Bir özel adı (şairin adını ya da bir yer adını) ek alarak kullanınız.
  • “de / da” bağlacını en az bir kez kullanınız.
  • Dörtlükten bir dizeyi alıntılayarak kullanınız.
  • Paragrafınızı bir soru ya da ünlem cümlesiyle bitiriniz.
ÖĞRENME ÇIKTILARI VE BECERİLER
SORU NOÖĞRENME ÇIKTISIBECERİLER
1TDE2.2. “Sözün İnceliği” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilmeKB2.7. Karşılaştırma Becerisi; KB2.4. Çözümleme Becerisi; KB2.14. Yorumlama Becerisi
2TDE2.2. “Sözün İnceliği” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilmeKB1.7. Belirleme; KB2.16. Muhakeme (Akıl Yürütme) Becerisi; KB2.10. Çıkarım Yapma Becerisi
3TDE2.2. “Sözün İnceliği” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilmeKB2.5. Sınıflandırma Becerisi; KB2.10. Çıkarım Yapma Becerisi; KB2.14. Yorumlama Becerisi
4TDE2.2. “Sözün İnceliği” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilmeKB2.4. Çözümleme Becerisi; KB2.10. Çıkarım Yapma Becerisi
5TDE4.3. Edebî söyleyişin inceliğini yansıttığı yazısında kural uygulayabilmeKB1.3. Yazma; KB1.7. Belirleme; KB2.13. Yapılandırma Becerisi
PUANLAMA TABLOSU
12345TOPLAM
2020202020100
ÇÖZÜMLER
1.

Doğru cevap:

1.1. Tablodaki her hücrenin doğru doldurulması 2 puandır (4 × 2 = 8 puan):

  • I. metnin yazılış amacı: Sözün gücünü okura hissettirmek, sezdirmek ve çağrıştırmak; okurda estetik bir zevk ve etki uyandırmak (2 puan).
  • II. metnin yazılış amacı: İletişim ve iletişimde kelime seçiminin önemi hakkında bilgi vermek, açıklamak (2 puan).
  • I. metinde gerçekliğin aktarılması: Şair, sözün insan hayatındaki etkisini kendi süzgecinden geçirerek öznel ve kurmaca bir biçimde, imgelerle (ağulu aş, yağ ile bal) aktarmıştır; edebî metindir (2 puan).
  • II. metinde gerçekliğin aktarılması: Dış dünyadaki gerçeklik olduğu gibi, nesnel bir biçimde ve gerçek anlamlı kelimelerle aktarılmıştır; öğretici metindir (2 puan).

1.2. “Ağulu aş” (zehirli yemek) sözünün insanı üzen, yaralayan acı bir durumu, kırgınlığı ya da düşmanlığı karşıladığının belirtilmesi (2 puan); “yağ ile bal” sözünün tatlılığı, barışı, gönül hoşluğunu, mutluluğu karşıladığının ve güzel bir sözün acı bir durumu tatlıya çevirebileceğinin belirtilmesi (2 puan); bu sözlerin günlük dilde yiyecekleri bildiren gerçek anlamlarıyla kullanıldığı, dizelerde ise mecaz anlam kazanarak imge ve çağrışım oluşturduğunun (edebî dil) belirtilmesi (2 puan).

1.3. Söz tekrarına örnek: “Söz ola” ifadesinin üç dizenin başında tekrarlanması ya da “söz” kelimesinin dörtlüğün sonunda yeniden kullanılması (2 puan). Ses tekrarına örnek: “savaşı, başı, aşı” kelimelerindeki “-aşı” ses benzerliği (kafiye ve redif olarak gösterilmesi de doğru kabul edilir) (2 puan). Katkı: Tekrarların sözün gücünü ve önemini vurgulayarak anlamı pekiştirdiğinin, dörtlüğe ritim ve ahenk kazandırarak akılda kalıcılığı artırdığının belirtilmesi (2 puan).

Örnek doğru cevap:

1.1. Yazılış amacı: I. metin sözün gücünü hissettirmek ve okurda estetik bir etki uyandırmak amacıyla, II. metin iletişimde kelime seçiminin önemi hakkında bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Gerçekliği aktarma biçimi: I. metinde şair gerçekliği kendi duygu ve hayal dünyasından geçirerek imgelerle anlatmıştır; II. metinde ise gerçeklik olduğu gibi, nesnel bir dille aktarılmıştır.

1.2. “Ağulu aş” zehirli yemek demektir; dizede insanı üzen, acı veren kötü bir durumu anlatır. “Yağ ile bal” ise tatlılığı ve huzuru çağrıştırır. Şair, güzel bir sözün en acı durumu bile tatlıya çevirebileceğini söylemektedir. Bu sözler günlük dilde yiyecekleri anlatan gerçek anlamlarıyla kullanılırken dizelerde mecaz anlam kazanmış ve imgeye dönüşmüştür.

1.3. Söz tekrarı: “Söz ola” ifadesi üç dizenin başında tekrarlanmıştır. Ses tekrarı: “savaşı, başı, aşı” kelimelerinde “-aşı” sesleri tekrarlanmıştır. Bu tekrarlar dörtlüğe ritim kazandırır, sözün gücünü vurgulayarak anlamı pekiştirir ve dörtlüğün akılda kalmasını sağlar.

Yanlış cevap:

1.1. I. metnin bilgi vermek, II. metnin hissettirmek amacıyla yazıldığının belirtilmesi; I. metinde gerçekliğin olduğu gibi aktarıldığının yazılması ve tabloyla ilgisiz cevaplar yanlış kabul edilir.

1.2. “Ağulu aş” ve “yağ ile bal” sözlerinin yalnızca gerçek anlamlarıyla (zehirli yemek, yağ ve bal) açıklanması ya da günlük dil ile edebî dil arasındaki farkın belirtilmemesi yanlış kabul edilir.

1.3. Dörtlükte bulunmayan tekrarların yazılması ve tekrarların anlama katkısının açıklanmaması yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.

2.

Doğru cevap:

2.1. Her kelimenin şiirdeki anlamının doğru belirlenmesi 2 puandır (4 × 2 = 8 puan):

  • kardeş: 3. anlam (“Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.”) (2 puan)
  • yaralamak: 2. anlam (“Kırmak.”) (2 puan)
  • sönmek: 2. anlam (“Yanardağ etkinliğini yitirmek.”) (2 puan)
  • kesilmek: 3. anlam (“Sona ermek.”) (2 puan)

Bir kelime için birden fazla anlam numarasının yazılması durumunda o kelimeye puan verilmez.

2.2. İnsan sevgisi; yoksullara ve haksızlığa uğrayanlara duyulan merhamet (acıma, şefkat) ya da bu sevgiden doğan haksızlığa karşı isyan ve mücadele coşkusu kavramlarından birini içeren cevaplar doğru kabul edilir (4 puan). Duygunun adı yerine yalnızca şiirin konusunu anlatan (ör. “Şair yoksullardan bahsediyor.”) cevaplara 2 puan verilir.

2.3. Edebî sanatın adı: teşbih (benzetme) (2 puan). Benzeyen: şairleri haykırmayan millet (1 puan); benzetilen: sevenleri toprak olmuş (ölmüş) öksüz çocuk (1 puan). Sanatın dizelere kattığı anlam: Şair, şairleri susan bir milleti kimsesiz kalmış bir öksüze benzeterek böyle bir milletin sahipsiz, savunmasız ve yalnız kalacağını somut, duygu yüklü bir görüntüyle anlatmış; şairin toplumun sesi olma görevini vurgulamış ve anlatımı daha etkili hâle getirmiştir. Benzetme yönünü (kimsesizlik, sahipsizlik, korunmasızlık) belirterek sanatın anlama katkısını açıklayan cevaplar 4 puan; yalnızca “anlatımı etkili kılmıştır” gibi genel bir ifade kullanan cevaplar 1 puan alır.

Örnek doğru cevap:

2.1. kardeş: 3; yaralamak: 2; sönmek: 2; kesilmek: 3.

2.2. Şiire insan sevgisi ve yoksullara, ezilenlere duyulan merhamet hâkimdir; şair bu sevgiden doğan bir isyan ve mücadele coşkusu içindedir.

2.3. Edebî sanatın adı: teşbih (benzetme). Benzeyen: şairleri haykırmayan millet; benzetilen: sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk. Kattığı anlam: Şair, şairleri susan milleti sevenlerini kaybetmiş öksüz bir çocuğa benzeterek böyle bir milletin kimsesiz ve savunmasız kalacağını anlatmıştır. Bu benzetme, şairlerin halkın sesi olduğunu ve onların susmasının millet için büyük bir kayıp olduğunu duygusal ve etkili bir biçimde vurgular.

Yanlış cevap:

2.1. Kelimelerin şiirde kullanılmadığı anlamların numarasının yazılması (ör. “sönmek” için 1. anlamın, “kardeş” için 1. anlamın yazılması) ya da bir kelime için birden fazla anlam numarasının yazılması yanlış kabul edilir.

2.2. Şiirle uyuşmayan duyguların (ör. aşk, doğa sevgisi, ölüm korkusu) yazılması ve ilgisiz cevaplar yanlış kabul edilir.

2.3. Edebî sanatın teşhis, mübalağa ya da tezat olarak belirtilmesi, benzeyen ile benzetilenin yer değiştirilmesi ve sanatın dizelere kattığı anlamın açıklanmaması yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.

3.

Doğru cevap:

3.1. Tablodaki her boşluğun doğru doldurulması 1 puandır (10 × 1 = 10 puan):

Şiirdeki ifade Sanat dalı Güzel sanatların hangi sınıfına ait olduğu Kullandığı malzeme
“bir sülüs yazı” Hat (1 puan) Plastik (görsel) sanatlar Kalem (kamış kalem), mürekkep, kâğıt vb. (1 puan)
“Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin” raksı Bale Ritmik (dramatik) sanatlar (1 puan) İnsan bedeni ve hareket, müzik, kostüm, sahne vb. (1 puan)
“orkestra sesleri” Müzik (1 puan) Fonetik (işitsel) sanatlar (1 puan) Ses, çalgı (enstrüman)
“kırk asırlık bir mabedin” Mimari (1 puan) Plastik (görsel) sanatlar (1 puan) Taş, mermer, tuğla, ahşap vb. (1 puan)
“Yazılmamış bir destan” Edebiyat Fonetik (işitsel) sanatlar (1 puan) Dil

Balenin sanat dalı için “dans” yazılması da doğru kabul edilir. Malzeme sütununda verilen örneklerden herhangi birinin yazılması yeterlidir.

3.2. Edebiyatın malzemesinin dil olduğunun ve edebiyatın diğer güzel sanatlardan farklı olarak hiçbir maddi malzemeye, alete ya da mekâna bağlı olmayan, bütünüyle zihinsel bir sanat olduğunun belirtilmesi (2 puan); bu sayede şairin taşa, boyaya, sahneye ya da çalgıya ihtiyaç duymadan yalnızca kelimelerle hat, bale, halk oyunu ve müzik gibi başka sanat dallarına ait ürünleri okurun zihninde canlandırabildiğinin şiirden bir örnekle açıklanması (3 puan).

3.3. Türkünün hem söz (edebiyat) hem de ezgi (müzik) unsuru taşıdığının belirtilmesi (2 puan); edebiyat ile müziğin aynı duyguyu farklı araçlarla aktaran, birbirini tamamlayan fonetik (işitsel) sanatlar olduğunun, şiirlerin bestelenerek ezgiyle söylenebildiğinin ya da her iki sanatın da ses, ritim ve ahenkten yararlandığının açıklanması (3 puan).

Örnek doğru cevap:

3.1. Sülüs yazı: Hat; kamış kalem ve mürekkep. Bale: Ritmik (dramatik) sanatlar; insan bedeni, hareket, müzik ve kostüm. Orkestra sesleri: Müzik, fonetik (işitsel) sanatlar. Mabet: Mimari, plastik (görsel) sanatlar, taş ve mermer. Destan: Fonetik (işitsel) sanatlar.

3.2. Hattat kalem ve mürekkeple, mimar taş ve mermerle, müzisyen çalgıyla eser verir. Edebiyatın malzemesi ise dildir ve edebiyat herhangi bir maddi malzemeye, alete ya da mekâna bağlı değildir; bütünüyle zihinsel bir sanattır. Bu yüzden şair, “Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda” dizesinde olduğu gibi duvardaki bir hat yazısını ya da sahnedeki bir baleyi yalnızca kelimelerle okurun zihninde canlandırabilmiştir.

3.3. Türküler hem sözden hem de ezgiden oluşur; türkünün sözü edebiyata, ezgisi müziğe aittir. Bu durum, edebiyat ile müziğin birbirini tamamlayan sanat dalları olduğunu gösterir. İkisi de kulağa hitap eden fonetik sanatlardır ve aynı duyguyu biri kelimelerle, diğeri seslerle aktarır.

Yanlış cevap:

3.1. Sanat dallarının yanlış sınıflandırılması (ör. hattın ritmik, edebiyatın plastik sanatlar arasında gösterilmesi) ve sanat dalına ait olmayan malzemelerin yazılması (ör. müzik için boya) yanlış kabul edilir.

3.2. Edebiyatın malzemesinin dil olduğunun belirtilmediği ya da edebiyatın da maddi bir malzemeye bağlı olduğunun ileri sürüldüğü cevaplar yanlış kabul edilir.

3.3. Türkünün söz ve ezgi yönü ile edebiyat-müzik ilişkisini açıklamayan, yalnızca “Türkü bir müzik türüdür.” gibi eksik ve ilgisiz cevaplar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.

4.

Doğru cevap:

4.1. Konusu: Hızlı iletişim araçlarının yaygınlaştığı günümüzde mektubun ve mektup yazmanın değeri (3 puan). Ana fikri: Mektup, kelimelerin özenle seçilmesi, kalıcılığı ve beklemenin verdiği güzellik sayesinde anlık iletilerin yerini tutamayacağı bir değere sahiptir; önemli sözler aceleye getirilmeden mektubun sabırlı diliyle söylenmelidir (3 puan). Yazılış amacı: Mektubun gereksizleştiği görüşüne karşı çıkarak okuru mektubun ve özenle seçilmiş kelimelerin değerini fark etmeye, sevdiklerine mektup yazmaya teşvik etmek, bu konuda ikna etmek (3 puan). Konuyu yalnızca “mektup” diye tek kelimeyle veren cevaplara 1 puan verilir.

4.2. Anlatım biçiminin tartışmacı anlatım olarak belirtilmesi (2 puan); yazarın “mektubun artık tarihe karıştığı” görüşünü ele alıp “Ben bu görüşe katılmıyorum.” diyerek bu görüşe karşı çıktığının, kendi görüşünü gerekçeler ve örneklerle savunarak okuru ikna etmeye çalıştığının ya da “Elbette… Ancak…” yapısıyla karşı görüşün haklı yanını kabul edip kendi düşüncesini savunduğunun metinden bir örnekle açıklanması (3 puan). Tartışmacı anlatımla birlikte yer yer açıklayıcı anlatımdan da yararlanıldığını belirten cevaplar doğru kabul edilir; yalnızca açıklayıcı anlatım yazılması kabul edilmez.

4.3. Her düşünceyi geliştirme yolu için uygun örnek cümlenin yazılması 2 puandır (3 × 2 = 6 puan):

  • Tanımlama: “Mektup, uzaktaki birine duygu ve düşüncelerimizi özenle seçilmiş kelimelerle ileten bir yazıdır; onu değerli kılan da hızı değil bu özendir.” (2 puan)
  • Örnekleme: “Babaannemin sandığında dedemin askerdeyken gönderdiği mektuplar hâlâ durur.” ya da “Babaannem onları her okuyuşunda o günlerin hasretini ve sevincini yeniden yaşar.” (2 puan)
  • Benzetme: “Oysa mektup, toprağa düşen bir tohum gibidir; filizlenmesi için zaman ister ama verdiği meyve kalıcıdır.” (2 puan)

Cümlenin anlamı bozulmadan kısaltılarak yazılması da doğru kabul edilir.

Örnek doğru cevap:

4.1. Konusu: Hızlı iletişim çağında mektup yazmanın değeri. Ana fikri: Mektup, özenle seçilen kelimeleri ve kalıcılığıyla anlık iletilerin yerini tutamaz; önemli sözlerimizi mektubun sabırlı diliyle söylemeliyiz. Yazılış amacı: Mektubun gereksiz olduğu görüşüne karşı çıkarak okuru mektubun ve kelimelerin değerini fark etmeye, mektup yazmaya yöneltmek.

4.2. Denemede tartışmacı anlatım kullanılmıştır. Yazar, mektubun tarihe karıştığını söyleyenlerin görüşünü aktarmış, “Ben bu görüşe katılmıyorum.” diyerek bu görüşe karşı çıkmış ve kendi düşüncesini gerekçeler, örnekler ve karşılaştırmalarla savunarak okuru ikna etmeye çalışmıştır.

4.3. Tanımlama: “Mektup, uzaktaki birine duygu ve düşüncelerimizi özenle seçilmiş kelimelerle ileten bir yazıdır.” Örnekleme: “Babaannemin sandığında dedemin askerdeyken gönderdiği mektuplar hâlâ durur.” Benzetme: “Oysa mektup, toprağa düşen bir tohum gibidir.”

Yanlış cevap:

4.1. Konunun “teknoloji” ya da “iletişim araçlarının zararları” gibi metnin bütününü karşılamayan biçimde verilmesi; ana fikir olarak metinde savunulmayan bir düşüncenin (ör. “Anlık iletiler hiç kullanılmamalıdır.”) yazılması ve ilgisiz cevaplar yanlış kabul edilir.

4.2. Anlatım biçiminin öyküleyici ya da betimleyici olarak belirtilmesi yanlış kabul edilir. Tartışmacı anlatım yazıldığı hâlde gerekçe gösterilmemesi durumunda yalnızca 2 puan verilir.

4.3. Karşılaştırma örneğinin (“İletiler bir anda okunup unutulurken mektuplar… yıllarca saklanır.”) örnekleme ya da benzetme yerine yazılması ve düşünceyi geliştirme yollarının birbirine karıştırılması yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.

5.

Doğru cevap:

5.1. Her yanlış için doğru kullanımın yazılması 1 puan, uyulmayan kuralın belirtilmesi 1 puandır (4 × 2 = 8 puan):

Yanlış kullanım Doğru kullanım Uyulmayan kural
zirvelerde ki zirvelerdeki (1 puan) Yazım: Sıfat yapan “-ki” eki (ilgi eki) bitişik yazılır. (1 puan)
hiç bir hiçbir (1 puan) Yazım: “Hiçbir” kalıplaşmış birleşik bir sözcüktür, bitişik yazılır. (1 puan)
Uşaklının Uşaklı’nın (1 puan) Noktalama: Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır. (1 puan)
Böyle bir akşamı kim unutabilir. Böyle bir akşamı kim unutabilir? (1 puan) Noktalama: Soru bildiren cümlelerin sonuna soru işareti konur. (1 puan)

5.2. Paragraf aşağıdaki ölçütlere göre puanlanır (6 × 2 = 12 puan). Yönergedeki öge hiç kullanılmamışsa ya da kurala aykırı kullanılmışsa ilgili ölçütten puan verilmez.

Ölçüt Puan
Sıralanan eş görevli sözcükler virgülle ayrılmıştır. 2
Özel ada getirilen ek kesme işaretiyle ayrılmıştır (ör. Uşaklı’nın, Ayder Yaylası’nda). 2
“de / da” bağlacı kendinden önceki sözcükten ayrı ve ünlü uyumuna uygun yazılmıştır. 2
Dörtlükten alıntılanan dize tırnak içine alınmıştır. 2
Son cümle soru işaretiyle ya da ünlem işaretiyle doğru biçimde bitirilmiştir. 2
Cümleler büyük harfle başlamış, uygun noktalama işaretiyle bitirilmiş; paragrafta başka yazım ve noktalama yanlışı yoktur (yanlış yoksa 2 puan, bir ya da iki yanlış varsa 1 puan, üç ve daha fazla yanlış varsa 0 puan). 2

Paragraf beş cümleden kısaysa ya da dörtlükteki tabloyu betimlemiyorsa son ölçütten puan verilmez.

Örnek doğru cevap:

5.1. zirvelerde ki → zirvelerdeki (“-ki” eki bitişik yazılır.); hiç bir → hiçbir (bitişik yazılır.); Uşaklının → Uşaklı’nın (Özel ada gelen ek kesme işaretiyle ayrılır.); Böyle bir akşamı kim unutabilir. → Böyle bir akşamı kim unutabilir? (Soru cümlesinin sonuna soru işareti konur.)

5.2. Akşam olurken yaylanın üzerine gümüş renkli, yumuşak bir duman indi. Sürüler, çimenler, sarı çiçekler ve yeşil çamlar bu dumanın içinde birer gölgeye dönüştü. Uzaktaki karlı tepeler de beyaz bir tülün ardına saklandı. O an Ömer Bedrettin Uşaklı’nın “Yer ve gök bu akşam yaylâ dumanı!” dizesini daha iyi anladım. Yerle göğün birleştiği bu sessiz akşamı kim unutabilir?

Yanlış cevap:

5.1. Doğru yazılmış ifadelerin yanlış olarak gösterilmesi (ör. “Akşamüstü”, “yavaş yavaş”, “yamaçlardaki”), yanlışın yine kurala aykırı biçimde düzeltilmesi (ör. “zirvelerde ki” ifadesinin “zirvelerde-ki” biçiminde yazılması) ve kuralın belirtilmemesi durumunda ilgili puan verilmez.

5.2. Yönergedeki ögelerin kullanılmadığı ya da kurallara aykırı kullanıldığı (ör. özel ada gelen ekin “Uşaklının” biçiminde kesme işareti olmadan yazılması, “Tepelerde beyaz bir tülün ardına saklandı.” cümlesinde bağlacın bitişik yazılması, dizenin tırnak işareti olmadan aktarılması) ölçütlerden puan verilmez. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.

Bu sınav, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem konu-soru dağılım tablosundaki 1. ortak yazılı Senaryo 1 dağılımına göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 9. sınıf öğretim programı esas alınarak hazırlanmıştır. Hazırlayan: Murat Altun. Bu sorular Claude tarafından hazırlanmıştır. Millî Eğitim Bakanlığının resmî yayını değildir; görseller Blender ile oluşturulmuştur.
© 2026 Yapay Zeka Okulum